Eğitimci, kültür adamlarımızdan Ali Osman Özcan, ana-baba ve öğretmenler için kaleme aldığı “İletişimin Rengi” adlı yapıtında okur-yazarlığın tarihçesini anlatırken, 19. yüzyılın başında İngiltere’de bir mezhebin üyelerini okur-yazar yapmak için başlattığı hareketin önce İngiltere daha sonra da dünyanın her tarafına yayıldığını, zamanla “devlet politikalarının ayrılmaz bir parçası olduğunu” belirtiyor. Amacın burada okur-yazar vatandaş yetiştirerek sanayi toplumunun ihtiyaçlarına uygun ve nitelikli insan yetiştirmek olduğunu anlatan Özcan, bu hareketin ise Osmanlı Devleti'nde 1824 yılında Padişah II. Mahmud’un fermanıyla uygulamaya aktarıldığını ve ‘zorunlu’ hale getirildiğini ifade ediyor.

Halkı okur-yazar yapma konusu gündeme gelince ders kitapları, öğretmen kılavuz kitapları gibi konuların gündeme geldiğini belirten Özcan, bu hareketin geçirdiği değişiklik ve dönüşümlerin ise eğitim tarihinde anlatıldığına değiniyor.

Özcan, bu iki yüzyıllık dönemde zorunlu öğretim dini kurumların tekelinden alınıp devlet politikası haline gelince, insanlık tarihinde görülmemiş bir şekilde eğitim-öğretim görmüş insan sayısında artışların ortaya çıktığını ve bu durumun artarak devam ettiğini belirtiyor.

1800’lü yıllarda başlayan öğretimi yaygınlaştırma hareketinin gerek örgün gerekse yaygın öğretim olarak ilk başlarda ayrı ayrı okul tiplerinin denenmesi şeklinde veya öğretim sistemleri başlığı altında toplanabilecek uygulamalarla devam ettiğini belirten Özcan, şöyle diyor: “19. yüzyılın ortalarına kadar çocuğun eğitiminde ve kişiliğin oluşmasında merkezi yer işgal eden aile kurumu, bu hareketin sonucunda bu görevini okullara devretmiş, kişilik gelişiminde aile-okul tartışması gündeme gelmiştir. Bu tartışmalar aile taraftarları ve okul taraftarları arasında görüş ayrılıklarına yol açmış; nihayet 20. yüzyılın başlarında okul-aile birlikleri kurumu adıyla yeni bir kurumun ortaya çıkmasıyla çözümlenmiştir.

Birinci ve İkinci Meşrutiyet dönemlerinde Osmanlı Devleti’nde okul ve öğretmen sayısını artırma yönünde çabalar olduğuna dikkat çeken Özcan, bu çabalar yeterli olmamasına rağmen ‘iyi niyetli’ çabalar olduğu için eğitim tarihinde yer aldıklarını belirtiyor.

*

Akademisyen Ali Osman Özcan, 1944 yılında Zonguldak'ta doğdu. 11 Ağustos 2016 tarihinde İstanbul'da uçmağa vardı. Kendisini yakından tanıdım. Gönül adamıydı. Kibirli değildi.

Özcan’ın “İletişimin Rengi” adlı yapıtı, rahmetli Kemal Çapraz’ın kurduğu Ufuk Ötesi yayınlarından 2003 yılında yayınlandı.

Bazı yapıtları: “Spor Psikolojisi”, “Taşdevri Çağdaşları”, “Öğretmenliğin İçyüzü”, “İnsan İlişkilerinde Başarıya Giden Yol”, “Kumdan Halat Yapmak”.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner517

banner516